Necm Suresi'nin Sırrı
Bu yazı dizisi, Ata Nirun ile Bülent Kısa'nın
çalışmalarından derlenmiştir.
Ata Nirun
BÖLÜM I
Necm Suresi'nin sırrı
Bu Sure, Kuran'ın iniş sırasına göre 23. Suredir. Sonradan düzenlenen ve yaygın olarak kullanılan şekle göre ise 53. Suredir. İbn-i Abbas ve Katade'ye göre 32. ayeti Medine'de indirilmiş ve ilk ayette Necm, yani yıldız sözü, anıldığı için de bu isim verilmiştir. Sure şöyle başlar.
"1- Andolsun yıldıza, inerken." Burada geçen "Yıldız" sözü için Arapça'da üç ayrı anlam vardır. a) Yıldız anlamındadır. b) Ot ve çimen gibi sapı olmayan bitkileri anlatır. c) Aralıklı olarak, parça parça verilen bir şeyin parçalarına verilen isimdir. Bu açıdan bakınca haftalık veya aylık dergilerin her bir fasikülüne de "Necm" demek mümkündür. Kuran da parça parça indirildiği için her parçaya Necm denilir. Necm sözünün bu surede ot ve çimen gibi şeyleri anlattığını iddia eden yorumcular da vardır. Bunlar, Rahman Suresi 55/6 ayetinde, otların ve ağaçların da Allah'a secde ettiklerinden bahsedildiğini öne sürerek iddialarının nedenini açıklarlar. Aynı şekilde Kuran'ın, o zamana kadar indirilen parçaları üzerine andedildiğini ileri sürenler de vardır. Ama en fazla kabul gören anlam bu sözle yıldız anlamının kastedilmesidir.
Arapça mı yoksa akıl mı?
Arapça'da bir çok sözün birden fazla anlam taşıması ve değişik lehçelerin bulunması, bir çok kabilede aynı sözün değişik anlamlar ifade etmesi Müslüman yorumculara ve tefsircilere demogojik avantaj sağlamaktadır. Bu tür yorumcuların, Kuran'da geçen konularda hemen sığındıkları şey Arap dilinin bu özelliğidir. Hemen karşılarındaki insanın Arapça bilmediğinden, o ifadenin yanlış çevrildiğinden, Kuran'ı anlamak için çok iyi Arapça bilmek gerektiğinden bahsetmeye başlarlar. Onlara göre Kuran'ı sadece kendileri anlayabilir ve diğer insanlar, onlar ne derseler kabul etmek zorundadırlar. Hatta bazıları Arapça bilmezler fakat bunu hiç göz önüne almazlar çünkü onlar için Arapça bilmek, öğretilen ya da kendi deneyimleri ile bulup dört elle sarıldıkları bir şablon cevap demektir. Ama eğer karşılarındaki kimse Arapçayı iyi bilen birisi ise, bu sefer onu, din düşmanlığı, saptırıcılık ve cehaletle suçlarlar. Günümüzdeki televizyon programlarında bunları sık sık görmek mümkündür. Aslında saygın olması gereken etiketler taşırlar fakat saygın ama daha da önemlisi saygılı değildirler. Karşılarındakini dinlemeyi ve cevap vermeyi düşünmezler bile. Sadece karşılarındaki kimseyi konuşturmamaya ve soru sordurtmamaya çalışırlar. Buna aldanmamak gerekir ama daha önce dinimizin din yetkilisi veya ruhban sınıfı ya da otoritesi kavramına karşı çıktığı hatta yasaklamış olduğu unutulmamalıdır.
Yine Sirius Gizemi
Sonuç olarak Arapça'nın çok anlamlılığını bir yana bırakırsak, Necm sözünün "Yıldız" anlamında kullanıldığı kesindir. Yorumcular kendi aralarında bu tartışmayı sürdürebilirler fakat bu söz kesin olarak yıldız anlamında kullanılmıştır. Bunun kesin kanıtı da, surenin 49. Ayeti'nde açıkça "Şi'ra Yıldızı" denmesidir ve bu yıldız Sirius'dur. "49- Ve şüphe yok ki odur Şi'râ yıldızının Rabbi." 1. Yani 49. Ayetlerde söz edilen ve adına and edilen yıldız Sirius Yıldızıdır. Sirius galaksimizdeki, dünyamızdan en parlak görünen yıldızdır. Tabii ki, koca galakside çok daha parlak yıldızlar vardır fakat bizim bulunduğumuz konumdan en parlak görünen yıldız odur. Sirius, eski mitlere ve inançlara göre, Dünya'ya gelen eski Tanrıların kendi dünyalarının bulunduğu noktanın, bu boyuttaki izdüşümlerinden birinin koordinatlarındadır. Tabii, antik tanrılar sadece Sirius'tan veya bir başka yıldızdan gelmediler ya da eğer geldilerse onlar tanrıydılar da denemez. Sadece Sirius madde ötesi boyuttaki yıldızın izdüşümündedir diyoruz. Bu yüzden de dünyada değişik zamanlarda, değişik yerlerde Sirius'u çok ciddiye alan bir çok kült kurulmuştur. Eski Mısırlılar için de Sirius çok önemli bir yıldızdı. Hatta Keops Piramitinin, kral odasındaki üst çıkış koridorunun direk olarak Sirius'u gözlemleyecek açıda yapıldığı söylenir.
Sirius Mirac'a giden yol muydu?
Söz konusu surede Tanrı, kendi öz boyutundaki bir yıldız veya gezegeni Sirius'la özleştirerek and etmektedir. Ayrıca kendisini o boyutun da Rabbi olarak ilan etmektedir. Tabii Sirius'u yani Sirius'un izdüşümünde olan diğer boyut yıldızını kastederek Sirius ismini kullanıyoruz yani Allah açısından kutsal görülen bir yer midir diye soruyoruz? Daha fantastik açıdan bakarsak, isim "Şİ" ve "RA" hecelerinden kuruludur ve Eski Mısır'ın en büyük tanrısı olan Ra'yı çağrıştırmaktadır. Bu durumda, Acaba Ra ismi de Sirius kökenli bir isim miydi diye düşünmek de olasıdır. Ayetteki iniş sözü, bir çok İslam yorumcusuna göre Hz. Muhammed'in Mirac'ını anlatır fakat bazı otoriteler için Miraç fiziksel değil, astraldır. Tabii tanım olarak astral yolculuk denmez "Rüya" olduğu söylenir. Bazı yorumcular da, "İnme" sözünün Yıldız'ın, Ay'ın veya Güneş'in ufukta alçalmasını kastettiğini ileriye sürerler. Tefsirci Abdülbaki Gölpınarlı ise, mealinde bu ayet için; "Yıldızdan maksat Kuran'dır. Nücumen, yani ayet ayet indiği için bu adla anılmıştır." der. Bu tefsiri Dahhak, Mücahid ve Kelbi gibi tefsirciler de kabul ederler. Arapça'da "tencim", ayırmak anlamındadır, "müneccem", ise ayrılmış demektir. Fakat söz konusu bu yıldıza, Ülker yıldızıdır diyenler de vardır. İbn-i Abbas ve Hasen'e göre ise doğrudan doğruya yıldız anlamındadır. "İnerken" sözcüğüne, kıyamet günü, yıldızın yere düşmesi diyenler de vardır.
Yaratıcı, yarattığına and içer mi?
Bize göre ise, durum biraz daha farklıdır. Alemlerin Rabbi Allah'ın Sirius'a özel bir anlam veya bir ayrıcalık taşıdığı akla yakın gelmektedir zira çok daha eskilerde antik tanrılar da daha önce belirtildiği gibi Sirius ile ilgilidir yani onları da Yaratıcı'nın varettiğine ve belki de insanın sahipsiz olmadığını kanıtlamak için bir demo gibi kullandığına inanır veya düşünürsek, Sirius boyutunun tanrısal bir kanal veya kaynak olduğunu da akla getirebiliriz. Yani sanki özel bir boyut kastedilmektedir. Her şeyi yaratan Allah'ın, kendi yarattığı bir şeye and etmesi ilginçtir. Kuran'da bulunan başka ayetlerde de, bir kaç tane daha and sözcüğü vardır. Elbette ki, her şeye gücü yeten ve her şeyi yaratan Allah, içinde and ettiği bir ayet olmayan bir Kuran'ı indirmekten aciz değildir. Dolayısıyla Yaratıcı Allah'ın bir yıldıza veya Mirac'a ya da bir gök cisminin ufukta alçalıp yükselmesine and etmesi gariptir. Ama kendisine özgü nedenlerle Sirius'a yani kendi öz boyutuna ve yıldızına and etmesi, onu kutsal ilan etmesi sanki daha mantıklıdır. Sure şöyle devam eder;
"2- Arkadaşınız, gerçekten ne saptı, ne ayrıldı. 3- Ve kendi dileğiyle söz de söylemedi. 4- Sözü, ancak vahyedilen şeyden ibaret."
İki no'lu ayette geçen arkadaşınız sözü tabii ki Hz. Muhammed'i ifade etmektedir. Burada hitap edilen kimseler ise, Hz. Muhammed'i tanıyan ve onunla konuşan kimselerdir. Öyleyse hitap da ona ve "Kuran'ı kendi uydurdu." diyen Kureyş'e ve benzerlerine yönelik olmalıdır. Bunlara karşı "sahibiniz" tabirinin kullanılmasında özel bir anlam vardır. Öyleyse ayetin meali şöyle olmalıdır:
"Şimdiye kadar sohbetinde bulunarak çok iyi tanıdığınız, aklına ve doğruluğuna güvendiğiniz, sizinle sohbet edip hak yolunu göstermek isteyen arkadaşınız, ne yolunu şaşırdı ne de aklını, ne aldanır ne de aldatılır. O, ne sihirbaz, ne kâhin, ne de mecnundur."
Uyarı kimlere yapıldı?
Ama aslında bu ayetler sanki "Kuran'ı, Muhammed kendisi uydurdu." diyen münafıklar için değil daha çok Hz. Muhammed'in yakınlarına ve Kuran'da bazı karışıklıklar olduğuna inanan, Hz. Muhammed'in Vahiy alırken şaşırdığını söyleyen kimselere yönelik gibidir. Çünkü bir çok ayetin şüpheli olduğu konuşuluyor ama bu durum topluma açıklanmıyordu. Böyle bir söylentinin yayılması bir anda Müslümanlığı yok edip, çok kimsenin akın akın eski ilahlara dönmesine neden olurdu. Fakat gizli kalması gereken durumu Hz. Muhammed'in yakınları arasında konuşanlar vardı. Söylentiler yavaş yavaş yayılmaya başlamıştı ve Hz. Peygamber'in, prestiji sarsılabilirdi. Buna derhal el koymak gerekiyordu ve yukardaki 2, 3 ve 4 nolu ayetlerin nedeni buydu. Bu ayetlerle Kuran'a yabancı bir müdahalenin olmadığı, Hz. Muhammed'in asla yanılmadığı ve kendiliğinden de bir şey katmadığı Tanrı sözü ile kesinlikle belirtiliyordu. Üstelik Allah sözünü güçlendirmek için sureye önemli bir yeminle başlıyor. Yani Allah ilk dört ayette şunu diyordu;
"Yıldıza ve oradan iniş anım üzerine yemin ederim ki, Arkadaşınız ve yol göstericiniz olan Muhammed Kurana hiç birşeyi kendiliğinden koymadı. O asla şaşırmadı, Kendisine vahiy verilirken Cebrail'den asla kopmadı. O sadece kendisine vahyedilen şeyi söyledi..."
Yani Necm suresi bir cevap, aklama, yeni bir hamle ve yalanlama suresidir fakat acele takip eden ayetlerin de görülmeleri gerekir.
"5- Ona öğretti kuvvetleri çok çetin. 6- Kuvvetli biri sonra doğruldu."
Aslında bilinen bir şeydir ki, Kuran'ı Hz. Muhammed'e öğreten Cebrail'dir. Fakat taşıyıcının Cebrail olması, Göndericinin Allah olmasını ve bilginin çıkış kaynağının da asıl öğretici olmasını önlemez. Bu durumda, öğreten Allah fakat taşıyan da her zaman Cebrail'dir. Çünkü Kuran şöyle der;
"De ki: Onu Rûhul-Kudüs (Cebrail) Rabbinden hak (ve hikmet) gereğince indirdi." (Nahl 16/102) "Onu, er-Rûhu'l-Emin (Cebrail) indirdi." (Şuara 26/193) ayetlerine göre Kuran'ı Allah'ın izniyle Peygamber (s.a.v)'in kalbine indiren "Yahut bir elçi gönderip izniyle dilediğini vahyeder..." (Şura, 42/51)
Cebrail ile başa çıkılamaz vurgusu
Bu ayetlerde vahyi getiren elçi Cebrail olduğuna göre Kuran'ı öğretenin o olduğu anlaşılır. Dolayısıyla burada her iki mana da düşünülebilir. İbni Abbas'tan gelen bir rivayette Kuran'ı öğretenin Allah olduğu ifade edilmiş ise de, Hz. Ayşe'den yapılan bir nakle göre ise, söz konusu ayetteki öğretici, Cebrail olarak tefsir edilmiştir. Lafzın zahirî anlamı da bu görüşe daha yakın olduğundan tefsircilerin çoğu, bu manayı tercih etmişlerdi. Nitekim Beydavi; "Şiddetli kuvvetlere sahip bir melek ki o, Cebrail'dir. Zira Cebrail, harikaların gösterilmesinde bir vasıtadır." der. Taberi ise, ayetteki "şedidü'l-kuvva" "çetin kuvvet" sözünü, "şedidü'l-esbâb" "müthiş sebep" diye tefsir eder, Nisaburi de bu sözü, ilim ve amel yönünden müthiş kuvvetler şeklinde yorumlamış ve ardından şunu ilave etmiştir; "Burada öğrencinin faziletinin anlaşılması için öğretmen methedilmiştir. Eğer 'Onu Cebrail öğretti.' denilmiş olsaydı bunun zahiri anlamından öğrencinin fazileti açıkça anlaşılmış olmazdı." demektedir. Burada ayrıca "Ona bir insan öğretiyor..." (Nahl, 16/103) diyenlerin sözüne de bir cevap söz konusudur: Çünkü, "Size ilimden pek az bir şey verilmiştir." (İsra, 17/85), "Çünkü insan zayıf yaratılmıştır." (Nisa, 4/28) ayetlerine göre insan, hem ilmi bakımından mükemmel değildir, hem de zayıf bir yaratıktır.
Öyleyse taşıyıcının Cebrail olduğunu kabul ediyor fakat övmek için Cebrail'in gücünün vurgulanması fikrine katılmıyoruz. Bu çocukça bir övme ve övünme olmaktadır. Cebrail'in gücünün vurgulanması bir hatırlatma veya uyarı amacından kaynaklanmaktadır. Yani Allah satır aralarında demektedir ki;
"Kuran'ı gönderen benim. Nakleden Cebrail'dir. Cebrail de öyle güçlü ve kudretlidir ki, hiç bir varlık onunla başa çıkamaz. Hiç bir varlık onu geçemez. Muhammed'in kendiliğinden uydurmadığına da ben şahidim ve sözüme yeminle başladım. Daha nasıl şüphe edebilirsiniz. Kuran'a, Şeytan veya hiç bir varlık müdahale edemez."
Görülüyor ki, bu büyük yeminler, bizzat Allah'ın tanıklığı ve Cebrail'in gücünün büyüklüğü ile Kuran'a Şeytan'ın müdahale ettiği kesinlikle yalanlanıyor ve şüphe edenlere de göz dağı veriliyor. Devam ediyoruz;
"7- Ve o, en yüce tanyerindeydi. 8- Sonra yaklaştı, yakınlaştı. 9- İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın. 10- Derken kuluna vahyetti, ne vahyettiyse..."
Bu ayetlerle Allah vahiy veriş mekanizmasını ifade etmektedir. Yay Araplar tarafından o zamanlarda kullanılan bir uzunluk ölçüsüdür, bildiğimiz, ok atmaya yarayan yaydan kaynaklanır. Bununla beraber iki yay başka bir yakınlığı daha ifade eder. Arapların antlaşmaları, anlaşmaları, ittifakları yaylarla yapılan bir törenle mühürlenirdi. Anlaşan iki kabilenin reisleri yaylarını önce üst üste yere bırakırlar, sonra yerden alıp, birer ok atar, böylece bir ve birlik olduklarını gösterirlerdi.
Hz. Muhammed ve Cebrail ilişkisi
Peki acaba, 7. 8. 9. 10. Ayetler Hz. Muhammed'in Mirac olayını mı kastediyorlar? Ama bu ayetlerin, Hz. Muhammed'in, Cebrail'i ilk defa gerçek şekli ile görmesini anlattığını söyleyenler de vardır. Denildiğine göre peygamberlerden hiçbirisi, Cebrail'i hakiki şekliyle görmemiştir. Ancak Hz. Muhammed biri yerde, diğeri de gökte olmak üzere iki defa onu görmüştür. Acaba bu kaynaklara göre ayetin manası şöyle olabilir mi? Cebrail Hz. Peygamber'e öğretti, ki o bu durumda bazen insan şekliyle değil, Allah'ın yarattığı gibi hakiki suretinde doğrudan doğruya en yüce ufukta durup, görünmüştü. Bunu dosdoğru semada göründü diye de ifade edebiliriz. Bazıları, öğretti de semada durdu derler, bazıları da kendisine verilen emir üzerine kuvvetiyle ilham etti manasını verirler. İlham edilenin Hz. Muhammed olduğunu bildiğimize göre, o zaman fiilindeki "fa-i takibiyye veya sebebiyye" olarak yani müthiş kuvvet sahibi öğretti de, Hz. Muhammed'e ilham geldi diyebiliriz. Yani ilim ve nübüvvetle yükseldi ve o, ilham yani Vahiy geldiği zaman, en yüksek ufukta doğruldu şeklinde açıklama getirebiliriz. Dikkat edilirse Sure'nin başından beri önce Allah'ın tanıklığı ve yemini ile başlanıp, araya girilmesinin imkansız olduğu ve bu ayetlerde de Vahiy mekanizması ve Cebrail ile Hz. Muhammed'in nasıl yakınlaştığı anlatılıyor. Allah, Hz. Muhammed ve Cebrail üçlüsünün yakınlığı ve araya girilmezliği iyice vurgulanıyor ve de Sure devam ediyor;
"11- Gönlü, gördüğünü yalanlamadı. 12- Hâlâ münakaşa mı edersiniz gördüğü şeyleri? 13- Ve andolsun ki onu, inerken bir kere daha gördü. 14- En son sidrenin yanında. 15- Mev’a cenneti de yanındaydı. 16- Sidreyi, o sırada neler bürümüş, kaplamıştı, neler. 17- Gözü, ne kaydı, ne haddini aştı. 18- Andolsun ki Rabbinin pek büyük delillerinden bir kısmını gördü."
Buraya kadar Hz. Muhammed'in Mirac'da gördüğü harikalar anlatılıp, onun asla şaşmadığından bahsediliyor. Sonuç olarak Hz. Muhammed'in çevresindekiler artık iyice ikna olmuşlardır ve sonuç alınmıştır. Bu saptamayı yaptıktan sonra Mekkeliler için hatta İslam öncesindeki Arap toplumu için önemli olan Lat, Menat ve Uzza'yı tanımamız iyi olacaktır.
devam edecek...
- Yazıcı uyumlu
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 51867 okunma


safsatalar......
Sevgili okuyucular,
Şunu belirtmek isterimki kuran ayetleri her nekadar mükkemmel gözüküyorsa o kadarda kendi içinde ve birbiriyle çelişkili ve iki cinsten kadını erkeğe hizmetçi olarak gören ikinci sınıf bir insan olarak betimleyen bir kitaptır ve insan yazmasıdır.Bununla ilgili bircok ayeti aklın ve bilimin ışığında okursanız ki bu ayetleri yazının sonunda tek tek yazmak isterim,sonuçta cok net olarak kuranın insan yazması olduğu gerçeği ile karşılaşırsınız..daha da ötesi kuran surıyede şam yakınlarında Muhammed peygamberin amcası ıle ticaret yaparken uzun süreler bulunduğu bu bölgede hıristiyanlıktan aforoz edilmiş rahiplerin kendisini ortadoğu, yakındogu,uzak doğu mitolojık kültürleri ile yetiştirerek ona yeni bir islam akımını yaratmasını sağlayarak ortaya çıkmış ve oda bu yeni din inancını ticaretten sağladığı maddi gücü ile suud yarımadasında yeşertmiş ve büyütmüştür.Bunun böyle olduğu şamdaki bugun yaşayanlar tarafından bilindiği açık gerçektir.Bu vesile ile kuranda birtakım mucizevi mitolojık bilgileri görmek sozkonusu olur.Ama bu bilgiler geçmişteki büyük uygarlıklardan alıntılardır,bu alıntıları mezopotamya ,sumer,ve hindistandaki cok eski yaradılışla ilgili yazıtlardan edinmek mümkündür.Kurandaki ayetlerin tartışılması bakımından ekte verdiğim ayetleri okuyup yukardaki savları desteklediğini cok net göreceksiniz.Diğer dinlerinde ,hiristiyanlık,musevilik aynı şekilde eski yazıtlardan doğduğu ,çok tanrılı kulturden tek tanrılı kulture geçişin kitaplarıdır,asıl gerçekler,eski mitolojıde insanların gökten gelen üstün yaradılışlarla beraber oldukları donemlerden bugune gelen yazmalardır ,bunların ışığında yakın tarih boyunca çeşitli dinler doğmuştur.
BU MÜNASEBETLE TARTIŞILMASI GEREKEN KURAN AYETLERİNİN NUMARALARI(YORUMU İLE BERABER):
1.VAKIA (7):EY İNSANLAR SİZ ÜÇ SINIF OLURSUNUZ.(8)SAĞCILAR O SAĞCILAR NE MUTLUDURLAR(9) SOLCULAR O SOLCULAR NE BEDHBAHTIRLAR....(22-24)YAPTIKLARINA KARSILIK OLARAK SEDEFTEKİ İNCİLER GİBİ CEYLAN GÖZLÜLER VARDIR(35-38)BİZ CEYLAN GÖZLÜLERİ DEFTERLERİ SAĞDAN VERİLENLER İÇİN YENİDEN YARATMIŞIZDIR.SOLCULAR NE YAZIK Kİ O SOLCULAR(42-44)İNSANIN İÇİNE İŞLEYEN BİR SICAKLIK VE KAYNAR SU İÇİNDE.....(45) ONLAR SOLCULAR BUNDAN ÖNCE SEHVETLERİNE DÜŞKÜNDÜLER.(Tabiiki bu ayetten sonra kendisini solda yer aldığını söyleyen siyasi partiler islam dininin egemen olduğu bu toplumda oy alamaz..cumhuriyetini savunamaz.Solcular yani defteri soldan verilenler sehvet düşkünü imiş muhammedin tanrısına göre...peki islam peygamberi bu dunyada dahı elındeki carıyeler akraba kızları inanmış köleler yetmiyor evlatlıgının karısına gönlü düşüyor bunuda kendi kafasındaki allah- ı yanına alarak ayet indirtiyor ve zeydin karısından ayrılmasını sagladıktan sonra zaten zeynep de bayılıyor muhammedin haremine ,,girmeye bu evlılık sırf muhammed için uygun goruluyor ve akabınde gelen ayetle( ahzab 50-52). 36 DAN BASLAYARAK BAKINIZ.)Boyle evlılıkler yani kocası olan kadınlara muhammedin gonlunun düşmesi neticesi olabilecek evliliklerın önü kesiliyor .Neden? çok basit çünki muhammedin çevresi ve hareminde yukselen muhalefet muhammedi geri adım atmaya zorluyor..tabi bunun için ayet lazım ALLAH ayeti indiriveriyor.Ahzab (52):EY MUHAMMED ! BUNDAN SONRA SANA HİÇBİR KADIN CARİYELERİN MÜSTESNA GÜZELLİKLERİ HOŞUNA GİTSEDE HİÇBİRİNİ BAŞKA BİR EŞLE DEGİSTİRMEN HELAL DEĞİLDİR..diyerek muhammed zor durumdan kurtarılmıştır.Bu mu Allah kelamı?
2.RAHMAN(56):ORALARDA ,CENNETTE,GÖZLERİNİ EŞLERİNDEN AYIRMAYAN DAHA ÖNCE NE İNSAN NEDE CİNLERİN DOKUNMUŞ OLDUĞU EŞLER VARDIR.(70)İÇLERİNDE İYİ HUYLU GÜZEL YÜZLÜ KADINLAR VARDIR.(72)ÇADIRLAR İÇİNDE BEYAZ TENLİ KARA GÖZLÜ HURİLER VARDIR.(74)ONLARA NE BİR İNSAN NEDE BİR CİN DOKUNMUŞTUR.(CENNETLIKLER YEŞİL İPEKLERLE DÖŞENMİŞ SEDİRLERE VE GÜZEL DÖŞEKLERE YASLANIRLAR.( Ne güzel bir cennet tasviri sanki harem..)
3.NUR(60):EVLENME ÜMİDİ KALMAMIŞ KADINLIK HALINDEN KESILMİŞ KADINLAR SÜS YERLERİNİ AÇMAMAK ŞARTIYLA DIŞ ELBİSELERİNİ ÇIKARIRLARSA ONLARA SORUMLULUK YOKTUR.(Yani İSLAM peygamberin Allahı kadını ne gözle gördüğü ortada..’’kuluçka makinası’’O devri bittikten sonra kadın guzel ve hala arzulanan olamazmı?Olamaz..çünki adamlar muhammed zamanında gögüsleri daha yeni tomurcuklanan kızları alabiliyorlar...niye uğraşşınlar yaşlı kadınlarla .Hadi bıraz özgürlük verelim aybaşı bitmiş kadınlara.....!)
4.DUHAN(58-59).EY MUHAMMED BİZ İBRET ALIRLAR DİYE KURANI SENIN DİLİNDE İNDİREREK KOLAYCA ANLAŞILMASINI TEMİN ETTİK.(Kuran kendi itiraf ediyor kolay anlaşılabildiğini...kuranın anlasılmaz oldugunu derın bır anlam içerdigini herkezın kuranı okuyamıyacagını yorumlayamıyacagı tezı ıle ınsanlara KURANI çok buyuk bir kutsal kıtap gıbı gosterip arkasına sıgınanlar ve cıkar saglıyanlar ,bu sayede iktidar olup surduren mılletler var yüzyıllardır ...onların kulagına kupe olsun) .
5.MUHAMMED SURESİ(15)ALLAHA KARŞI GELMEKTEN ÇEKİNENLERE VAAD EDİLEN CENNET ŞÖYLEDİR:ORADA TEMİZ SU IRMAKLARI ,TADI BOZULMAYAN SÜT IRMAKLARI ,İÇENLERE ZEVK VEREN ŞARAP IRMAKLARI VE SÜZME BAL IRMAKLARI VARDIR.(Daha ne olsun bir kuş sütü eksik.Arap yarımadasında bulunmayan herşey orda var ve vaad ediliyor inanma karşılıgında..tabi dunyada yasak olan şarap yıne zevk veriyor ama yasak değil!)
5.NİSA(23)...................KENDİLERİ İLE GERDEĞE GİRDİĞİNİZ KADINLARINIZDAN ELLERİNDE BULUNAN ÜVEY KIZLARINIZ ONLARLA –ANALARI ILE GERDEĞE GİRMEMİSSENİZ SİZE BİR ENGEL YOKTUR.(G ÖRÜLDÜĞÜ ÜZRE Kuran acık ve net anlaşılıyor.....Eş olarak aldığın bir kadınlan yada kadınlarlan gerdek yapmamışsan üvey kızına göz koyabilir gerdeğe girebilirsin.Gözleri doymaz arap bozuntuları erkek için ne isterse oluyor...Nerden biliyor ve tahmın ediyorsunuzki evlendiğin haremıne aldığın bır kadınla bu hayasızlar yatağa girmedim diyerek üvey kızını almasın bu arap alemi...bumu adelet kurandaki.?.buna o anne razı olabilirmi.?.bu ne şerefsizlik ,bu ne hayasızlık ,bu ne insanlık dışı yaşam ve aile ögüdü ,bu mu kuran bumu allah ayeti ,bunu nasıl ALLAHA mal edebilirsiniz.Allahın başka işi gücü yok arapların sex hayatınımı düzenliyor...?
6.NİSA( 32):KOCASI OLAN KADINLAN EVLENMEK HARAMDIR.(Çok iyide neden ahzab suresi 36-52 ayetlerde peygambere sırf mahsus olmak üzre gönlü düştügü kadını almak helal ediliyor ve onların kocalarına biz gereken yürek hafifliğini verdik deniyor.bu ne çelişki..daha sonra bundan tanrı vazgeçiyor...yani tanrı bir önceki ayetini iptal ediyor muhammed zeynep len evlendikten sonra...nerde kaldı tanrının sözlerinin hüküm olduğu :
7.BAKARA(106):HERHANGİ BİR AYETİN HÜKMÜNÜ YÜRÜRLÜKTEN KALDIRIR VEYA UNUTTURURSAK ONUN YERİNE DAHA HAYIRLISINI VEYA BENZERİNİ GETİRİRİZ.(Ne güzel minareyi çalan kılfınıda hazırlar....önce söyle sonra vazgeç yerine daha hayırlısını koy..demekki muhammedin allahıda yanılıyor ki böyle bir ayet var...yoksa bu bir çelişki tanrı için...tabii ki bu tur düzeltmeler muhammedi kurtarmak için lazım..bkz ahzab (36)Allah ve peygamberi bir işe hükmettiği zaman inanan erkek ve kadına başka yolu seçmek yaraşmaz.Görüyorsunuz ki tanrı nasılda karar vermiş muhammed le birlikte kendisinin zeyneple evlenme işine kılıf hazırlanıyor..önce hukm et sonra vazgeç.işin bitince, böyle din olurmu yahu....?
8.BAKARA(30)RABBİN,MELEKLERE ‘’BEN YERYÜZÜNDE BİR HALİFE VAR EDECEĞİM ‘’DEMİŞTİ.ONLAR İSE (MELEKLER)ORADA BOZGUNCULUK YAPACAK KAN DÖKECEK BİRİNİMİ VAR EDECEKSİN?HALBUKİ BİZ SENİ ÖVEREK YÜCELTİYOR SENİ KUTSAL (saçmalığa dikkat ediniz) SAYIYORUZ DEDİLER.ALLAH BEN SİZİN BİLMEDİĞİNİZİ BİLİRİM DEDİ.(33).......ALLAH BEN GÖKLERDE VE YERDE GÖRÜNMEYENİ BİLİYORUM.SİZİN AÇIKLADIĞINIZ VE GİZLEMEKTE OLDUĞUNUZU DA SÖYLEMEMİŞMİYDİM?DEDİ. ve şeytan secde etmiyerek kafir oldu cennetten kovulduuuuuuuu)(eeeeeee hani nerde allah herşeyi önceden biliyorduda sonra istediği ayeti indirip istediğini kaldırmak ne oluyor bu takkiye niye ..gayet basit zaman ve şartlara göre halkın nabzına göre şerbet vermek..amaç muhammedi- n iktidarını koruyup kollamak..tabi yanlış anlaşılmasın ortada bir tanrı fılan yok bunlar muhammedin uydurmaları...)
9.TA-HA (35):HERKEZ ÖLÜMÜ TADACAK.SİZİ BİR İMTİHAN OLARAK HAYIR VE ŞER İLE DENEMEKTEYİZ.(Yahu hem ınsanı yaratıyorsun şeytanı sınamak için orda işini bitiremiyorsun iblisin, insanı dünyaya indirip şeytanla birbirine kırdırıyorsun...burda insanın gunahı ne kardeşim....hemde diyorsunki..bak aşagıdaki ayetler...
10.MAİDE (125) :ALLAH KİMİ DOĞRU YOLA GÖTÜRMEK İSTERSE GÖNLÜNÜ MÜSLÜMAN LIGI KABUL ETMESİ İÇİN AÇAR.KİMİ SAPIKLIKTA BIRAKMAK İSTERSE (YANİ ŞEYTANIN YANINDA)ONUNDA GÖNLÜNÜ DARALTIR VE SIKINTILI KILAR.
11.RA’D (31).......ALLAH DİLERSE BÜTÜN İNSANLARI DOĞRU YOLA ERİŞTİREBİLİR
12.RA’D(32)ALLAH KİMİ DOĞRU YOLDAN SAPTIRIRSA ONU DOĞRU YOLA SEVK EDECEK YOKTUR.(Yahu beni sen yarattın şeytanla olan problemin yuzunden yere yolladın bır sureliğine sonrada deniycem dedin ..bu ne lahana turşusu bu ne perhiz....akabinde diyorsunki ben istediğimi seçer onu doğru yola getirir .v.s istersem hepinizi dogrulturum ama istemiyorum sizlen hesaplaşıcaz..Ya bana ne senın şeytanla problemınden gücün herşeye yetiyormuş, anında nıye halletmedin ibliside insanlık ile oynuyorsun..Yarattığın insanın günahı ne onu böyle yarattıysan..mademki cok kadirsin cok güçlüsün herkezi doğru yolda tut şeytan yalnız kalsın..kulağını niye öteki elinlen tutuyorsun zevk mi alıyor bu tanrı eziyet ve işkence etmekten insanlığa...kabul edilemez saçma bir arguman ve sınav oyunu ..hıkayeeee.)
13.MAİDE (38) ERKEK VEYA KADIN HIRSIZI YAPTIKLARINDAN DOLAYI ALLAH TARAFINDAN İBRET VERİCİ BİR CEZA OLARAK ELLERİNİ KESİN...(Offff cezaya bakınız..hemde kadınlarda dahıl..nerde kadınlar ortada yokdu ..niye çadırlarından çıkmayan islam kadını erkek len aynı cezayı alıyor..hırsızlıkta eşit muamele ama insanlık değerlerinde erkek kadından üstün kadın köleee.Peki sorarım size islam orduları muhammedin gösterdiği doğrultuda orta asya daki dagınık Turk ve orta asya topluluklarını din adına allah adına soyarken mallarına el koyarken katledereken bu ayet neden işlemiyor..haaa? Bu allah için yapılıyor canım onları (Turkleri) kılınçlan zorla hidayete eriştiriyorlar...bunlar hırsızlık degılde ne...?tam 2 milyondan fazla ORTA ASYA GÖÇ TOPLULUKLARI ANADOLUYA DOGRU GELIRKEN İSLAM İSTILASINA UGRAMIŞLAR..hamile kadın cocuk ne varsa kılıctan geçirmişlerdir bu kıyım tam 500 yıl surmüştür....tabi Turk toplulukları daha evvel kadın erkek eşit göreceli bir demokratik bir yasam surerken islam istibdadının altında yok edilmiş ,köle olarak arap yarımadasına götürülmüş,zorla asimile edilmişlerdir.Tabi bu arada arap mılletininede agır kayıplar verdırerek bugunkı arab yarımadasına gerı dondurmüşlerdir arap istilacıları:Fakat artık nafile olan olmuş Turkler islamla tanışıp çogunlugu zorlan islam olmuşlardır ..yada bazıları gibi musevilik ve hırıstiyanlık dinlerini secerek kuvvetli devletler kurarak HAZAR Turkleri gibi (DUNYADAKİ EN BUYUK MUSEVİ DİNİNDE DEVLET) arapları def ederek kendi dinlerini kurarak islamın yıkıcı istıbdadından kurtulabilmişlerdir...arap larda bundan sonra iflah etmezken islamı; sonradan müslümanlaştırılan o muhammedin zalim Turkler ..korkulacak topluluklar dediği Turkler yok olmaktan kurtarmıştır haçlılara karşı..şu kaderin garip cilvesine bakın ki..aynı Turkler geniş yayılmacılıgı zorbalıgı aynı islamdan öğrendikleri gibi etraflarındakı ülkeleri talan ederek haraca bağlamışlar bunuda tanrı adına yapmışlardır...Arap –islam kıyımı dünyanın gördüğü en büyük kıyımdır..Turkler hiç alışık olmadıkları adetleri araplardan benimsemişler bu sure zarfında kendileride aynı talanı yapmışlardır...bu islam adına yapılmıştır...sadece bazı gruplar orta asya geleneklerini koruumuş bugune değin osmanlı tarafından kırımlara ugrasalarda dini sevgi dini olarak benimseyip bugunki alevıliği goşgörüyü dine katmışlardır...(BENİM ALEVİLİĞİM FİLAN YOKTUR BUDA BÖYLE BİLİNE).Ama sezarın hakkı sezara verilmeli orta asya kulturundeki din hosgoru kadın erkek eşitliği bugunki alevilikte yaşam bulmaktadır.BAKINIZ.TÜRKLERİN MÜSLÜMANLAŞTIRILMASININ RESMİ OLMAYAN TARİHİ(CUMHURİYET KİTAPLARI. YAZARI:ERDOGAN AYDIN.
14.NİSA (176):....MİRASCILAR ERKEK VE KIZ KARDEŞELERSE ERKEĞE KADININKİNE GÖRE İKİ HİSSE VERİLİR.
15.DUHAN(51-52)ALLAHA KARŞI GELMEKTEN ÇEKİNENLER İSE EMNİYETLİ BİR YERDE BAHÇELERDE PINARLARIN BAŞLARINDADIRLAR.(53)İNCE NAZİK VE KALIN İPEKLERDEN ATLASLARDAN GİYİNEREK KARŞILIKLI OTURURLAR(54)BU BÖYLEDİR.ONLARI İRİ SİYAH GÖZLÜ HURİLERLE EŞLEŞTİRİRİZ.(Oh ne güzel oturun bakalım başka işinizde yok huriler yanınızda cenneette harem ağalığı..vay be yok böyle bir din yahu ..cenneti harem ağalığına çeviren ..bakın bakalım diğer kutsal denilen KİTAPLARA..İNCİL TEVRAT ZEBUR..BU NE YAHU....Ne doymazlık aç gözlülük ve sex anlayışı hakim kuranda ..başka da bir şey yok...
15.BAKARA(223).KADINLARINIZ SİZİN EVLAT YETİŞTİREN TARLANIZDIR.TARLANIZA DİLEDİĞİNİZ GİBİ GİRİN VE İSTİKBAL İÇİN HAZIRLIKLI OLUN..(İnanılmaz değilmi....? tarlaya girin istediğiniz gibi .!Kadınlar köledir sadece ,savaşcı erkek evlat yetiştirir başka bir şeye yaramazlar..onun için ikinci üçüncü sınıf hatta hayvanlara ,deveye filan eşdeger hatta deve bile daha değerlidir bu ayet ve islam karşısında kadından........acıyorum insanlıgın halıne ve böyle bir kitabı tanrı kelamı sananlara...............!)
16.NEBE’(31):ŞÜPHESİZ ALLAHA KARŞI GELMEKTEN SAKINANLAR İÇİN BAŞARIYA ERİŞ VARDIR(32-34)BAHÇELER,ÜZÜM BAĞLARI MEMELERİ TOMURCUKLANMIŞ YAŞIT KIZLAR VE DOLU KADEHLER VARDIR.(Şu vaadlere bakın bunlara kanmak mükünmü..hangi dinde var böyle saçmalıklar...bir anlatın bende öğreneyim sizden..............bütün bunlar muhammedin başında olduğu iktidarı güçlendirmek soyut bir tanrı yaratarak dunyaya hukmetmek insanları korku ile baskı sindirmek böylece..olabildigince iktıdarını surdurmek ..ve inanalara öbür dunyada aynı güzellıkleri daha fazlasını ,kadın cariye şaraP verip imparatorlugunu şerıat hukuku ile garanti etmek...bakalım ne kadar garanti görücez yakında ...bu takkiye ne kadar surecek...ferman cıktı musluman geçınen ulkelerın ne olacağı acık acık belli.....bu arada bız Turkiyenın halı ne olacak bu muslumanlık safsatasına daha devam edersek..kimin kölesi olmak uzereyiz bır kendinize sorun bakalım..abd kapıtalısmı ve onun dunyadakı işbirlikçi usakları dunyayı ele geçirdiler tum ulkeler haraca bağlandı............. hepimize islam bu konuda üzerine düseni yaptı..ve kendi ipini çekti...o allahın ipine sarılanlar –Turgut Özalın deyişi-ALLAHIN İPİNE Mİ YOKSA abd nin ipine mi yapışmışlar yakında anlıycaklar...tabi kendine Kürt filan deyip bağımsızlık alacaklarını sananlar hangi kuyulara düsücek göricez..abd/kapitalizmin nin ipiyle kuyuya inilemeyecegini bazılarının anlaması için eski filmleri bir gözden geçirmeleri lazım...tarih tekerrürden ibarettir ve ders almak için vardır..... ).
17.MUTAFFİFİN(25-26)ONLAR MİSK KOKAN AĞIZLARI MÜHÜRLÜ SAF ŞARAPTAN İÇİRİLCEKTİR.YARIŞANLAR BUNUN İÇİN YARIŞŞINLAR .BUNU DİLESİNLER ......(34)ARTIK BUGÜNDE İNANANLAR KAFİRLERE GÜLERLER.(35-36)İNANANLAR TAHTLARA KURULARAK KAFİRLERİN YAPTIKLARI ŞEYLERİN KARŞILIKLARININ NASIL VERİLDİĞİNİ SEYREDERLER.(İyi seyirler ..sanki futbol macı seyredıyor inananlar-şu keyfe su böbürlenmeye bakın.-şu düzeysizliğe bir bakın ayetteki..tanrı kelamı mı yoksa ınsan yazmasımı cok kolay anlayabilirsiniz...
17.TARIK(5)O HALDE İNSAN NEREDEN YARATILDIĞINA BİR BAKSIN İNSAN KADIN İLE ERKEĞİN BELİ ILE GÖĞÜSLERİ ARASINDAKİ ATILAN BİR SUDAN YARARTILMIŞTIR.(Muhammed biraz daha incelemesi lazımdı mezopotamya metinlerini...Şam-a ticaret için giderken amcasının kervanları ıle kendisine eğitim veren hiristiyanlık bozması papazları daha iyi dinlemeli hatta bu konuda derinlemesine sorular sormalıydıkı islamı ideolojık bir kutsal kitap halıne getırmeden önce daha derli toplu inandiricı asla insana VE İNSANLİĞA meydan okumuyan bu kadar sex ,cınsıyet konularına gırmeyen bır kıtap yazması mumkun olurdu..ena zından mezopotamya uygarlığının bile bildiği insanın ve dunyanın oluşumu tezlerınde cok daha bilimsel olabilirdi..Bazı mezopotamya kaynaklı metınlerı kıtabına koysada dersini tam çalışacak vaktı olmamış bellıki bu basıt konuda bıle genel ifadelerle olayı geçiştiriyor...bakınız....
18,ALAK(1) YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU(2) O İNSANI BİR KAN PIHTISINDAN YARATTI...(Cok kolay sarfedılecek yetersız ifadeler...sumer tanrısı nı okusaydı insanın genetık klonlama ıle labaratuarda uzaylı bır ırk tarafından dunyada o anda yaşayan bir cins insanımsının geni ile klonlanarak yapıldıgını bilirdi..hoş bunu bildiğine eminim ama o sırf iktıdar emellerini gerçekleştirmek için kendi hayalınde kurduğu bir korku tanrısı yaratmıştır...bu onun ıktıdarı için gerkeliydi..degilmi?
19.KEVSER(1)EY MUHAMMED ŞÜPHE YOKKİ BİZ SANA KEVSERİ VERDİK O HALDE RABBİN İÇİN NAMAZ KIL KURBAN KES (3)ŞÜPHE YOKKİ ASIL EBTER (*)SANA KİN TUTAN KİMSEDİR(MUHAMMEDİN OĞLU KASIMIN ÖLÜMÜ DOLAYISIYLA -AAS BİN VAİL -MUHAMMEDE ‘’EBTER’’ DEMİŞTİ.)(Buna binaen EBTER nesli kesilmiş demektir...burda tanrı muhammedini koruma altına alıyor karsısındakı insana nesli kesilmiş dediği için kızıyor....agız dalaşına giriyor....şu hale bakın suudı arabistan yarımadasında kın ,nefret ,dedikodu,sex cadı kazanı bir ortam kan govdeyi goturuyor....allah nelerle uğraşıyor..bizde bu ayetlere camilerde,,kandıllerde ,,mezarlıklarda amin diyoruz..böyle allah hangi dinde var ?
20.LEHEB SURESİ(1) EBU LEHEBİN İKİ ELİ KURUSUN KENDİSİDE YOK OLSUN
( 2)MALIDA KAZANDIĞIDA KENDİSİNE FAYDA VERMEZ.(3)ALEV ALEV YANAN BİR ATEŞE ATILACAKTIR(4-5)KARISIDA BOYNUNA BUKULMÜŞ BİR İP OLDUĞU HALDE O ALEVLERİ ÇIKARAN ODUNLARIN HAMALI OLACAKTIR.(NOT:EBU LEHEBİN KARISI MUHAMMEDİN GECELEYİN GEÇECEĞİ YOLLARA DİKENLİ DALLAR KOYAR VE KOCASININ HER YAPTIĞINI DESTEK OLURDU).(Şu komediye bakınnız..allah kaınattakı işlerini bırakmış nelerle ugraşıyor...bu kadar sığlık olurmu bu ancak insan dedikodusu olur..başka bir şey değil zaten muhammedin etrafındaki coğu insan bunu biliyordu lakın geçim derdi ..ganimetlerden pay alabilmek zengin bir yasam kurmak için muhammede yakınlaşmışlardır..buda onların menfaatı için olmuştur..tam bır takkıye..başka ne olabilirki............
21.ABESE(1-2).AMA BİR ADAM GELDİ DİYE YÜZÜNÜ EKŞİTİP ÇEVİRDİ(3)EY MUHAMMED !NE BİLİRSİNKİ BELKİ O İÇİNİ TEMİZLEYECEKTİ(4)YAHUT ÖĞÜT ALACAK VE ONDAN FAYDALANACAKTI.(5)AMA ÖĞÜT ALMAYA İHTİYACI OLMADIĞINI SANAN ADAMA GELİNCE(6)SEN ONU KARŞINA ALIYOR ONUNLA İLGİLENİYORSUN(7)ONUN TEMİZLENMESİNDEN SANA NE ?FAKAT SANA KOŞARAK GELEN KİMSE (9)ALLAHTAN KORKAN BİR KİŞİ OLDUĞU HALDE (10) ONA ALDIRMIYORSUN(11)SAKIN!(BIR DAHA YAPMA)....(17)KAHROLASI İNSAN !NEDE NANKÖRDÜR........(EEEEEEEE senın yaptıgın insana nankör diyorsun...böyle allah olurmu..bu ne biçim allah ki yarattığı insanla kavgali ve sevgisiz..öc alma peşinde..bır an evvel bitsede bu sınav suresi bır yaksam onları cehennemde..bu arada şeytan unutulmuş durumda...! YAHU İNSAF ..BU KADAR ALENİ İNSAN YAZMASI BİR KITAB OLURDA BU ŞEKİLDE KÖR GİBİ NASIL BAKILIYOR TANRI KELAMI DİYE BEN SİZLERE HAYRET EDİYORUM SİZİN OKUDUGUNUZ BILIM NEREDE ?NERDE BİLİMİN ŞÜPHECİ YAKLAŞIMI Kİ DUNYAYI YUKSELTEN AYDINLATAN...Bu arada peygamber kırdığı potları düzeltmek için tanrı adına kendi sine fırça attırıyorki ..inandırıcı olsun..yaptığı haTAyı kabule etmesinin tek yolu tanrıyı kullanıp takkiye yapmak....bakınız:YAŞAR NURİ ÖZTÜRK ALLAH İLE ALDATMAK...Bugunki insanlar için yazılmış özellikle allahı kullanan iktıdarlar için ama heyhat muhammedin kendiside iktidar olamak için aynı yolu deneyip başarılı olmuş...evet ALLAH İLE ALDATMAK TAKKİYE YAPMAK BU ..YANİ KURANIN TA KENDİSİ BUNU İÇİN YAZILMIŞTIR..YOKSA TANRI FILAN AYETLERİ DEĞİLDİR...............
22.KAF SURESİ(45)................EY MUHAMMED SEN ONLARIN ÜSTÜNDE BİR ZORBA DEĞİLSİN ONUN İÇİN BENİM TEHDİTİMDEN KORKANLARA KURANLA ÖĞÜT VER........(YANİ SEN ARTIK KURANI ÇEKİP ÇEVİR YAZ BENİM ADIMA BİLDİR..O KADARDA ZORBA OLMA! DEMEKKİ MUHAMMED BİR ARA KANTARIN TOPUZUNU KAÇIRMİŞ..KENDİNE DE ÇEKİ DÜZEN VERMİŞ..EEEEEE ABARTIYA KAÇARSAN SANA KİM İNANIRKİ..HOŞ İNANAN FİLAN YOK ..ÇIKAR İÇİN MENFAAT BERABERLİĞİ VAR SUREKLİ..ONUN İÇİN ARAPLAR VE ONUN GİBİ İSLAM TOPLULUKLARI (HANGİ ÜLKEDE OLURSA OLSUN)SUREKLİ BİRBİRLERİNİ YERLER..BARIŞ NEDİR BİLMEZLER..INSANLIKTAN DA HABERLERİ YOKTUR..CUNKI ÖGRETILERI BÖYLEDİR...(Bir tane daha.....
23.BAKARA(228)BOŞANAN KADIN ÜÇ AYBAŞI BEKLER.ALLAHA VE AHIRETE İNANMIŞLARSA RAHİMLERİNDE ALLAHIN YARATTIĞINI GİZLEMELERİ HELAL DEĞİLDİR.KOCALARI BU SURE İÇİNDE BARIŞMAK İSTERSE KADINLARINI TEKRAR ALMAYA TAM OLARAK HAKLARI VARDIR.kadınların hakları geleneğe uygun bir şekilde görevlerine denktir.Ancak ERKEKLERİN kadınlar DAN BİR ÜSTÜN DERECELERİ VARDIR.(YAHU OLACAK ŞEY DEĞİL...neden karnında cocugunu tasıdıgını bildiği bır erkek eşini boşar ..böyle rezillik olurmu?Koca isterse barışırmış olmassa vur kıçına tekmeyi..cocugu nu taşıdığını bildiği halde....böyle taraflı adeletsiz allah olurmu yahu...ne rezillik ne rusfalık bu ayetler...arap yarımadasına dünyaya islam alemlerine adelet getırmesi gereken kuran ADALETİ getırmişmidir bu ayetleri ile?
23 .BAKARA(229).BOŞAMAK İKİ DEFA OLUR.............................
24.BAKARA(230)ERKEK KADINI BİR KERE DAHA BOŞARSA BUNDAN SONRA KADIN BAŞKA BİR KOCAYA VARMADIKÇA ESKİ KOCASINA HELAL OLMAZ..(İlkellik ilkellik..ilkellik ve vahşi arap adası...
25.NİSA (11) EVLADINIZ HAKKINDA ALLAHIN SİZE EMRİ ŞUDUR.ERKEGİN HİSSESİ İKİ KIZIN HİSSESİ KADARDIR...........................
26.NİSA(32)ALLAHIN BAZILARINIZI DİĞERLERİNE ÜSTÜN KILMASINI KISKANÇLIKLA KARŞILAMAYIN.(Adelete bakın bazıları bazılarından üstünmüş....çıkarları iyi olanlar ganimetten, yalakalıkla pay alabilenler tabiki üstün olacak..cunki onlar muhammedin iktıdarını pekiştiriyorlar...digerleri yatsın kalksın dua etsin bir parça ekmek bulabildikleri için... Tanrıya bakın insanların birbirlerine karşı hem cins hemde refah olarak üstün olduklarını söylüyor yetmiyor birde kıskanmayın diyor..çalış oğlum senın de olur misali...varmı böyle takkiye yahu tam bugunki kapıtalist anlayış..tanrı ismini kullananlar refah içinde..devletin imkanlarını peşkeş çek..oh ne ala memleket...ben böyle bir tanrıya inanmak şöyle dursun..inanan insanlarada acıyorum..onlar yuzunden dunya çıkarcılar/kapitalistler ve din sömürücüleri vasıtasıyla hep beraber sömürülüyor ,köle yapılıyor..hala uyuyoruz..bu uykudan uyanmak için şu dinlere eleştirel gözle bakmak lazım..bilimsel şüpheci yaklaşımlarla herşeye açık olmak gerekirki kafamızı kuma gömüp gerçekleri /güneşi balçıkla sıvamayalım...dunyanın geleceği özellilke islam dunyasının gelecegi din reformunu gerçekleştırmesine baglı ..buda demokrası demektır..din ıle demokrasi laiklik beraber olmaz....olamaz...yukardaki ayetlerden belli degilmi..daha niceleri var sıkıldım ve artık bıraktım..yazmayı..siz görün gerçekleri eğer bilimsel düşünceyi besliyorsamız beyninizde....son olarak aşagıdaki ayet....
27.NİSA (34) ERKEKLER KADINLARDAN ÜSTÜNDÜR.ÇÜNKİ ALLAH ONLARI BİRÇOK ŞEYLERLE ÜSTÜN ETMİŞTİR.ONLAR MALLARI İLE KADINLARI GEÇİNDİRİRLER.İYİ KADINLARDA İTAATLİ OLURLAR.ALLAH ONLARIN HAKLARINI NASIL KORUMUŞŞA (Nerede korumuş belli değil ama..)onlarda kocaları yanlarında olmassa bile namuslarını korurlar serkeşliğinizden yıldığınız kadınları önce öğüt verin sonra yataklarında yalnız bırakın yine fayda etmesse dövün.(57)İNANIP İYİ İŞLERDE BULUNAN LARI ALTLARINDAN IRMAKLAR AKAN CENNETLERE KOYACAGIZ.ONLARDA ORDA EBEDİYEN KALACAKLAR.ONLARA ORDA TERTEMİZ EŞLER VARDIR(Yine erkekler için nefis vaatler kadınlar yerin dibinde ,,döv boşa başından at ama erkek o.... serkeşlık yapmış olmuyormu...ona ne ceza.?.ceza yok...kadın suç işler sadece.DunyaDAKİ KADINLARI boşverin BOŞOL DEYİN olsun bitsin canım obur tarafta zaten size tertemiz eşler var dır eyyyy erkek milleti yaşadınız..!
28.NİSA(129)KADINLAR (EŞLER) ARASINDA ADİL HAREKET ETMEYE NE KADAR UGRAŞSANIZ İMKANI YOK BAŞARAMASSINIZ ADİLANE MUAMELE EDEMESSINIZ.FAKAT ONLARDAN BİRİNE GÖNÜL VERİP ÖTEKİNİ ASKIDAYMIŞ GİBİ BIRAKMAYIN.........(Güzel......HEM HAREMİ KUR HEMDE ADİL OLAMA..tabi olamassın kardesim..ama bunda kadınmı suçlu...sen tersını düşün bir kadın 10 erkek içinde idare edecek ,kadın adil davranabilirmi ..böyle bir aile kavramı sosyal yaşam olurmu..bu ilkel afrıka kabilelerinde bile olmaz herkezın tek eşi vardır..........bu dunya dınlerınde kı en buyuk rezıllık olarak sırıtıyor..islam dunyası silkinip kuranı yeniden yorumlamalı ..yoksa boğulup gitmek üzereler bu çirkin adaletsiz hurafelerle yaşamaktan...........
AŞAGIDAKİ TECRÜBEYİ LÜTFEN OKUYUNUZ .
‘’BEYOND THE LİGHT BARRİER’’
THİS BOOK İS ABOUT TİME ON THE COSMİC LEVEL,WİTH NEW DATA NOT YET REGİSTERED ON SCİENTİFİC INSTRUMENTS.THE READER NEEDS TO FOLLOW VERY CLOSELY THE COSMİC LAY-OUT OF MY ENTİRE WRİTİNGS TO UNDERSTAND THE VAST İMPLİCATİONS AND WHAT IT İS ALL ABOUT.OTHERWISE ,THE COSMİC SCALE OF THİS BOOK WİLL BE LOST AND MİSUNDERSTOOD BY MANY WHOSE INTELLIGENCE CANNOT BE EXPANDED IN THIS EPOCH OF TİME,TO A CONSCIOUS AWARENESS OF OUR COSMIC CONNECTIONS.
THE AUTHOR
ELIZABETH CLARER A.T.C.L.DİPL.MET.CAMBRIDGE
PUBLISHED BY NEW VISION PUBLISHING SOUTH AFRICA
E-MAİL.:newvision@sybaweb.co.za
THE MOST BEATIFUL AND MOST PROFOUND EMOTION WE CAN EXPERIENCE IS THE SENSATION OF THE MYSTICAL.IT IS THE SOWER OF ALL TRUE SCIENCE.
HE TO WHOM THIS EMOTION IS A STRANGER,WHO CAN NO LONGER WONDER AND STAND RAPT IN AWE ,IS AS GOOD AS DEAD.TO KNOW THAT WHAT IS IMPENETRABLE TO US REALLY EXISTS,MANIFESTING ITSELF AS THE HIGHEST WISDOM AND THE MOST RADIANT BEAUTY WHICH OUR DULL FACULTIES CAN COMPREHEND ONLY IN THEIR PRIMITIVE FORMS-THIS KNOWLEDGE ,THIS FEELİNG IS AT THE CENTRE OF TRUE RELIGIOUSNESS.
ALBERT EINSTEIN
IKHANYA ELIKHANYA EMNYAMENI...
A LIGHT THAT ENLIGTENED THE DARKNESS.....
ZULU PRAISE
‘’THE NUCLEUS OF OUR GALAXY EMITS A STREAM OF ENERGY...THE LIGHT WE ARE ALL MADE OUT OF ...AS THE RELEASE OF MİCRO-ATOMS OF LIGHT FROM OXYGEN IS THE SOURCE OF ALL LIFE.... AND MICRO- ATOMS IN GREATER UNITIES ARE EGUAL TO ATOMS.
ALL OF CREATION IS LIGHT......’’
With love ,
ELIZABETH KLARER
‘’BİZ ŞİARİMİZİ GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN KİTAPLARDAN DEĞİL İLİM VE FENDEN ALMAKTAYIZ.’’
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Saygılarımla,
Öndere Tosun
saygılarımla
önder tosun
ondertosun